Örnek Sayı

Gelişimsel Diskalkuliye Sahip Çocuklara Matematik Öğretimi

 Dr. Öğr.Üyesi Yılmaz Mutlu

Muş Alpaslan Üniversitesi

Prof.Dr.Sinan Olkun

Uluslararası Final Üniversitesi


Gelişimsel Diskalkuli (developmentaldyscalculia)matematiğe özgü güçlükleri ifade etmek amacıyla yaygın olarak kullanılan bir terimdir. Gelişimsel diskalkuli veya Türkçe’de yaygın olarak kullanılmaya başlanan karşılığıyla matematik öğrenme güçlüğü matematiksel kavram ve becerilerin edinimini olumsuz yönde etkileyen beyin temelli bir durum olarak tanımlanmaktadır. Durumun gelişimsel diskalkuli olarak ifade edilmesinin temelinde de kaza, hastalık, yetersiz öğretim gibi doğum sonrasında meydana gelen ve edinilmiş diskalkuli (acquireddyscalculia) olarak ifade edilen durumdan ayırt etmek amacını taşımaktadır.

Matematik öğrenme güçlüğü (MÖG) yaşayan bireyler, düşük matematik performansları nedeniyle zihinsel engelli ve düşük başarılı bireyler ile karıştırılmaktadırlar. Sanılanın aksine MÖG yaşayan bireyler ortalama ya da ortalamanın üzerinde bir zekâya sahiptirler. Ayrıca düşük başarılı bireylerin düşük matematiksel performansları yetersiz eğitim gibi farklı nedenler ile açıklanabilir iken MÖG yaşayan bireylerin düşük performansı daha çok beynin anatomik yapısı veya bilişsel süreç becerileri gibi durumlarla ilişkilidir.

MÖG yaşayan bireylerin toplumdaki yaygınlık oranı kullanılan kriterlerin farklılığı nedeniyle değişmekle beraber genel olarak %3.5 ile %6 aralığında olduğu araştırmacılar tarafından aktarılmaktadır(Butterworth, 2005). Diskalkuli yaygınlık oranı ile disleksi yaygınlık oranının benzerlik gösterdiği söylenebilir.

Buna karşın maalesef diskalkuli, disleksiye oranla hem araştırmacılar ve hemde toplum tarafından daha az ilgi görmüştür. Dikkatlerin üzerinde yoğunlaşması gereken bir diğer konu ise disleksiye sahip bireylerin neredeyse yarısı aynı zamanda MÖG yaşamasıdır. Acaba insanlar şunu mu düşünüyor “matematik soyut bir alan, öğrenilmesi güçtür bu nedenle bireylerin matematikte güçlük yaşaması, düşük başarılı olması kabul edilebilir bir durumdur’’. Değilse her şeyin dijitalleştiği günümüzde matematiğe okuma yazma kadar gereksinim duyulmakta ve günlük-mesleki ihtiyaçlarımızı karşılamak adına hayati bir önem taşımaktadır.

Diskalkulinin neden kaynaklandığına dair henüz üzerinde uzlaşılan bir tespit yoktur. Bununla beraber sayı çekirdek bilgisi veya sayı hissi olarak da ifade edilen,insan ve bazı hayvan türlerinde doğuştan mevcut olduğu iddia edilen tam sayı ve yaklaşık sayı olarak isimlendirilen sistemlerdeki yetersizlik ile bellek türlerinde yaşanılan problemler nedeniyle matematikte güçlük yaşandığını öne süren hipotezler mevcuttur.

MÖG yaşayan öğrenciler akranlarından farklı olabileceği gibi, kendileri gibi diskalkuli tanısı konmuş yaşıtlarından da birçok yönüyle farklı özelliklere sahiptirler. Hatta MÖG yaşayıp da özellikleri tıpatıp birbirine benzeyen iki tane çocuğun bulunamayacağı bile ifade edilmektedir. Özellikle farklı kriterler söz konusu olduğunda diskalkuliye sahip bireyler tümüyle kendilerine has güçlü ve zayıf profiller sergileyebilmektedirler (Dowker,2009). Diskalkuliye sahip bireylerin farklılıkları ile beraber bazı ortak özelliklerini aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür.

 

  • Sayıları kavrama sezgisinden yoksundurlar,
  • Sayı ile ilgili basit temel kavramları anlama güçlüğü yaşarlar,
  • Basit aritmetik işlemleri yapmada zorlanırlar,
  • Sözel problemleri çözmede güçlük yaşarlar,
  • Sayılarla işlem yapmada oldukça yavaştırlar,
  • Parmakla sayma gibi yaşıtlarının çoktan terk ettikleri stratejileri çok basit işlemlerde dahi yoğun bir şekilde kullanırlar,
  • Matematiksel dili kullanmayı güç bulurlar,
  • İşleyen bellek problemlerine sahiptirler,
  • Yüksek matematik kaygısına sahiptirler,
  • Zaman ve/veya mekân algıları zayıftır.

MÖG yaşayan bireylerin eğitim gidişatlarında hayati değerde önem arz eden en kritik aşama erken yaşta teşhis edilmeleridir. Zira öğrencinin daha karmaşık olan matematiksel kavramlarla karşılaşmadan ve güçlük yaşadığı konular birikmeden güçlü ve zayıf yönlerini betimleyen bir tanılama süreci doğru bir eğitsel müdahale açısından da önemlidir. Ancak ülkemizde hem MÖG yaşayan bireylerin tanılanmasında (Diskalkuli tarama aracı (Olkun ve diğ. 2012), Çoklu süzgeç modeli (Mutlu ve Akgün, 2016)) hem de eğitsel müdahale yöntemleri (Dokunsay matematik öğretim materyalleri) açısından yapılan çalışmaların bebeklik dönemlerini yaşadığı söylenebilir.

Şekil1. Dokun Say Sayı Tabletleri

MÖG yaşayan öğrencilerin matematik performanslarını arttırmanın en iyi yollarından biri matematiksel kavramları araştırma, anlama ve içselleştirme süreçlerini destekleyecek materyaller kullanmaktan geçer. MÖG yaşayan öğrencilerin özellikleri göz önünde bulundurulduğunda öğretimde somut materyal kullanmak neredeyse zorunluluk arz etmektedir.

Dokun Sayöğrenme araçları doğrudan MÖG yaşayan çocuklara temel aritmetik konularının öğretimiiçin tasarlanmıştır. Tasarımında özellikle Tam Sayı Sistemi (TSS) ve Sembole Erişim Hipotezi (SEH) ilkeleri temel alınmıştır. Materyaller sıralı stratejiyle (somut-yarısoyut-sembol) doğrudan öğretim yönteminin benimsendiği bir öğretim ortamında etkili sonuçlar vermektedir. MÖG yaşayan öğrencilere Dokunsay Tabletleri ile destek eğitimi verildiğinde akranları ile farkı kapatarak normal sınıflarında daha iyi öğrenebilir hale gelmektedirler. Aksi takdirde yetersizliklerin giderilmesine yönelik müdahalelerden yoksun olan bireyler, yaşamları boyunca işyerinden tutun modern dünyanın gündelik taleplerinin üstesinden gelmeye kadar birçok alanda güçlüklerle karşılaşabileceklerdir (Geary, 2011).


Kaynakça:

Butterworth, B. (2005). Developmentaldyscalculia. In J. I. D. Campbell (Ed.), Handbook of Mathematical Cognition. (pp.455-468). New York: Psychology Press.
Dowker, A. (2009). What works for children with mathematical difficulties? The effectiveness of intervention schemes. Research Report RR554. DfES Publications.
Geary, D. C. (2006). Dyscalculia at an early age: Characteristics and potential influence on socio-emotional development. Encyclopedia on early childhood development, 15, 1-4.
Mutlu, Y., & Akgün, L. (2017). Matematik öğrenme güçlüğünü tanılamada yeni bir model önerisi: Çoklu süzgeç modeli.İlköğretim Online,16(3), 1153-1173.
Olkun, S., Altun, A., Cangöz, B., Gelbal, S., veSucuoğlu, B. (2012). Developing Tasks for Screening Dyscalculia Tendencies: E-Leader, Berlin.

Örnek Sayı

  • İlişkisel Düşünme Nedir ve Nasıl Geliştirilir? 
    Nilüfer Yavuzsoy Köse Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eskişehir Ayhan Kızıltoprak Milli Eğitim Bakanlığı, Eskişehir “Gerçekten evrenin sırrını arıyorsanız, benim yaptığım
  • Özel Eğitimde Matematik
    Dr. Öğr. Üyesi. Elif AÇIL Hatay Mustafa KEMAL Üniversitesi Ülkemizde matematik öğrencilerden velilere öğretmenlerden yöneticilere ve hatta politikacılara kadar toplumun
  • Orantısal Akıl Yürütme Becerisi Nedir, Nasıl Geliştirilir?
    Dr. Mutlu Pişkin TUNÇ Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it. Öğrencilerin, orantısal ilişkilerle ve rasyonel sayılarla ilgili
  • Sayı Hissi Nedir?
    Sare ŞENGÜL Sayı hissi nedir? Müfredatta çok duyduğumuz bir kavram değil sanırım. Biz sayıları bilmiyor muyuz? ki bir de histen
  • Gelişimsel Diskalkuliye Sahip Çocuklara Matematik Öğretimi
    Dr. Öğr.Üyesi Yılmaz Mutlu Muş Alpaslan Üniversitesi Prof.Dr.Sinan Olkun Uluslararası Final Üniversitesi Gelişimsel Diskalkuli (developmentaldyscalculia)matematiğe özgü güçlükleri ifade etmek amacıyla
  • Matematik Öğretiminde Öğrencinin Sesine (Düşüncesine) Yer Açma
    Prof. Dr. Zülbiye TOLUK UÇAR Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Araş. Gör. Figen BOZKUŞ Kocaeli Üniversitesi Öğrenciler sınıfa bir takım
  • Tam Sayıların Öğretiminde Temsiller
    Doç. Dr. Ali Sabri İPEK Recep Tayyip Erdoğan ÜniversitesiEğitim Fakültesi, İlköğretim Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Tam sayının tanımı Tam sayılar,
  • Drama Yöntemi İle Etkili Matematik Öğretimi
    Nazmiye AKYAZI Matematik Öğretmeni Günümüz eğitim anlayışı öğrencinin bilgi düzeyinin değerlendirilmesinden ziyade, bilginin birey için anlamlı ve yaşantısal hale getirilmesi
  • 1

Apsistek

Vizetek

ISSN: 2687-3575

Email: apsistekdergi@gmail.com

0312 482 00 11

0544 482 0017

Harbiye Mah. Hürriyet Cadd. 56/A Çankaya/ANKARA